Aurora koleksiyonunu tasarlarken çıkış noktamız kozmetik ambalajlarıydı. Akışkan lip gloss’ların formları, monokrom renk paletleri ve ambalajla içindeki rengin birbiriyle uyumu bize ilham verdi. Biz de bu estetiği kırtasiye ürünlerine taşıyarak günlük hayatta kullandığımız ürünlere biraz daha farklı bir karakter kazandırmak istedik.
Dış görünüşünden içindeki fosfor rengine kadar her detayı birbiriyle eşleştirdik. Amacımız, Aurora’yı eline aldığında sıradan bir fosforlu kalemden çok, makyaj çantandan çıkmış bir kozmetik ürünü kullanıyormuşsun gibi hissetmendi.
Endüstriyel tasarım tarafında ise ürünün yalnızca nasıl göründüğüne değil, nasıl kullanıldığına odaklandık. Gövdenin elde duruşu, yüzeyin dokusu, kapağın açılıp kapanması ve parçaların birbirleriyle ilişkisi tasarım sürecinin önemli detaylarıydı. Aurora’yı elinize aldığınızda cam hissi uyandıran yüzey dokusu da bu yaklaşımın bir parçası. Burada hedefimiz, görsel olarak güçlü bir tasarımı günlük kullanımda da karşılığı olan bir ürüne dönüştürmekti.
Sonuçta kozmetik dünyasının estetiğini kırtasiye ürünlerinin işlevselliğiyle bir araya getiren bir koleksiyon ortaya çıktı.
Aurora, makyaj çantandan çıkmış gibi.









